+ Konuyu Yanıtla
1 sonuçtan 1 --- 1 arası gösteriliyor

Konu: Batiyi gercekten anlamadan onu yorumlamaya kalkmak.

Hybrid-Darstellung

  1. #1
    Zeki Akcabey Zeki Akcabey Zeki Akcabey Zeki Akcabey Zeki Akcabey üyesinin avatarı
    Giriş Tarihi
    09.10.2006
    Yaş
    47
    Mesajlar
    4,588

    Varsayılan Batiyi gercekten anlamadan onu yorumlamaya kalkmak.

    Asagidaki yazim bir hemserimden aldigim köse yazisini yorumlamak icindir. Zira anladigim kadariyla türkiyedeki halk iktidarinin secimle ortadan kalkmayacagi anlasilinca , derin devlet basini yeniden harekete gecirip arka plandan kin ve nefret pompalama isini sürdürüyor.

    Beni üzen akcakesenin bagrindan cikan insanlarin bu ise destek vermesi.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Y O R U M


    Batililar kendi medeniyetlerinin üc temel ögesi oldugunu söylerler.

    Bunlar :

    1) Roma kültürü
    2) Yunan kültürü
    3) Hristiyanliktir

    Bunun yaninda yahudi düsünürlerinde (maimonidis vs.) önemli bir payi vardir. 17 yüzyildaki aydinlanma denen dönemde ayri bir ögedir. Asagidaki bahsedilen, batinin sadece ilimle hareket ettigi yanilgisi bati medeniyeti sirf bu dönemle sinirlama safligindan ve cahilliginden kaynaklanmaktadir.

    Kilisenin yaptigi ve destekledigi katliamlar saymakla bitmez. Galile, giordano bruno katledilenlere verilecek en meshur örneklerdir. 15 cagda latin amerikanin kesfinin ardindan kizilderililerin insan olup olmadigi tartisilmistir. Fransizlarin cezayir katliamlari vahsetin son halkalarindan biridir. Gene 16/17 yüzyilda kadinlar cadi diye yakilmistir. Zencileri amerikaya götürüp köle yapmak bu isin baska bir yönü. Yani görüldügü gibi ilmin yaninda bol barut, kan ihtiras ve kendi cikarlarini koruma vardir.

    Ingiliz kralicisini ispanyollardan koruyan osmanliya en büyük darbeyi vuran ingilizlerdir.

    Polonya prusya (preussen) ve rusya arasinda bölününce, polonyanin haklarini osmanli savunmus, 1990 da yeniden özgür dünyaya katilan polonya , ermeni katliami safsatasini hemen kabul etmistir. ABD nin dünyada tek harac verdigi ülke osmanlidir. Daha bir sürü örnek sayabilirim.

    Yanlis anlasilmasin benim anlatmaya calistigim birilerini kötüleme degil bugünkü batiyi gercekten anlatmak ve anlamaktir. Sadece tarihi gercekleri yeniden dile getirmektir. Bunun bati düsmanligiyla bir ilgisi olmayip, batiyi anladigini sanan alim bozuntularina sahip olduklari kapasiteyi göstermektir.

    Zira su gercegi hepimiz kabullenmek zorundayizki, bulundugumuz cografya itibariyla batiyla komsu ve dost olarak yasamayi ögrenmeliyiz. Bunu gören osmanli tanzimatla kendini yenilemeye baslamis. Cumhuriyet bu sürecin bir sonucu olarak ortaya cikmistir. Cumhuriyeti tek bir kisi yada partinin becerisi gibi göstermeye calismak, kendi tarihinden bi haber olmak demektir.

    Hele bizim gibi sürekli avrupada yasayanlarin batiyi anlama isine iki kat önem vermesi gerekli. Yani söz konusu olan kin pompalamak degil bir durum analizi.

    Batinin unuttugu ilmi gelismeyi (zira roma ve yunan döneminde belirli bir gelisme saglanmisti, bu hiristiyanlik devrinde unutuldu) batiya yunan medeniyetini yeniden ele alip, islamla harmanlayip ulastiranlar müslümanlardi.

    Georg Bush su an bir hacli seferine cikdigini söylemistir. Almanyada ve tüm avrupada muhafazakarlar türkiyenin ab üyeligine karsilar. Ama türkiyede kati laik sistem uygulaninca. batinin bizi kabul edecegini sanmak asagidaki yorumu yapan bati tanimazlarin (daha önce kendi kültür ve medeniyetini tanimayip, batili gözlügünden bakan, sözde türk özde ne oldugu belli olmayan) saf inancidir.

    Yalniz batiyi homojen bir kitle gibi görmek safliginada düsmeyelim.

    Bati sürekli bir yenileme ve kendini arama sürecindedir. Bu sürecin ayakta kalmasi icin bir dis düsmana ihtiyac vardir. Bu düsman daha düne kadar sscb idi. Bugün bu olmadigi icin yenisi üretildi. Bu yeni düsman, eski düsman yani islam. Üyeleri müslümanlar. O halde bir islamofobi üretip sürekli bu isi canli tutmak gerekli. iste engellenmesi gereken islerden biride budur. Yani dogu ve bati birbirini oldugu gibi kabulenmeli ve bir koexistenz (beraber dost yasama) sürecini baslatmalidir.

    Isin garibi bati medyasinin islamofobiyi satmak icin yerli halkida kullanabilmesi . Örnekleri . Rüsdü, hirsi ali, pamuk vs. vs. vs.

    Konu cok derin ve genis . Ben burda kisa bir özet yapmaya calistim.

    Yani asagidaki yazi yazanin kapsitesi olayi tam boyutlu inceleye kafi gelmemis. Isin garibi bati kendi icinde böyle yazarlar üretmezken, bizim aramizda sürekli böyle gönüllü yerli usaklarinn cikmasi. Bunun hikmetini yüce yaratan bilir.

    Saygi ve hürmetle.

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Simdi yazi :
    Elveda" Avrupa, "Selamünaleyküm' karanlık dünya
    Geliniz, bundan sonra Avrupa Birliği (AB) konusunu gündemden kaldırınız... Çünkü bundan sonra Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği mümkün değil. Bırakınız tam üyeliği, "ayrıcalıklı üye" statüsünü bile vermezler.

    Sorun onlarda değil. Sorun bizde. AB, "adı üstünde", Avrupalı ülkelerin, devletlerin birliği"... Türkiye'ye hâkim olan güçler ise Avrupalı olmak istemiyor. Türkiye'yi ileri taşıyacak, Avrupa'ya yaklaştıracak yerde geriye çekiyor.
    Türkler için Osmanlı döneminden bu yana "Avrupalı olmak özlemi" medeniyet özlemidir. Çağdaş yaşam özlemidir.
    Avrupalı olmanın kapısını açacağı için, bizi çağdaş yaşam çizgisine taşıyacağı için, AB'ye katılım önem taşıyordu. AB üyesi ülkeler de Türklerin iyi niyetine inanmaya çalışıyordu.
    Ama, Türkiye'ye hâkim olan güçlerin, ülkeyi müesseseleriyle ve yaşam tarzıyla "ılımlı bir İslam devletine" ve "Arap ve Avrupa medeniyetleri arasında sıkışıp kalmış, kimliğini kaybetmiş bir topluma" dönüştürmedeki başarıları karşısında, AB ülkelerinin Türkiye'yi aralarına kabul etme olasılığı tamamıyla yok olmuştur.
    Biz mi uyacağız, onlar mı?
    Katılım müzakerelerinin kesilmesinden yakınmaya gerek yok. AB ile neyi müzakere edeceğiz? Türbanın serbest bırakılmasını mı? İmam hatiplilere üniversite kapısının açılmasını mı? Tarikatların faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasını mı? Çalışanlara gün boyu namaz için izin hakkı tanınmasını mı?
    Avrupalı, kafasındaki Osmanlı imajından sonra cumhuriyet kuşağı Türklerle, 1960'lardan sonra tanıştı. Avrupa'nın hemen her ülkesinde sokaklarda dolanan 3 milyon Türke bakarak Türkleri ve Türkiye'yi değerlendirdi. Bu 3 milyon Türkün büyük bölümü (maalesef) kılıkları, kıyafetleri, eğitimleri ve yaşam biçimleriyle çok olumsuz bir Türk insanı ve Türkiye imajı yarattı.
    Kırk yıldır yaşadıkları ülkenin dilini öğrenemeyenlerin, entegrasyona direnenlerin, kimliğini camiye sığınarak korumaya çalışanların, Türkiye'de yaşayan Türkleri temsil etmediğini, Türkiye'deki yaşamın farklı olduğunu anlatmaya çalışarak AB ile katılım müzakerelerini başlatabildik.
    Hedef Batı değil, Doğu
    Ama Avrupalı bugün açıklıkla görüyor ki, halkın büyük desteğiyle ülke yönetimine hâkim olan güçlerin tercihi çağdaş yaşam değil. Avrupalı olmak değil. Türkiye muhafazakârlaştıkça, Avrupalı muhafazakârlar Türkiye'den uzaklaştı. AB Hıristiyan devletlerden oluşuyor ama, Avrupa ülkelerinde din ile devlet ayrı şeyler. Ülkeler dini ilkelere uygun olarak değil, bilime göre yönetiliyor. Türkiye'de ise din giderek bilimin önüne geçiyor.
    AB sofrasına oturmak için Avrupalı olmak lazım. Avrupalılık bir yaşam biçimidir. "Ben o sofraya otururum ama, çatal bıçakla yemek yemem. Elimle yemek yerim. Pantolon yerine şalvar giyerim. Ben onların diliyle konuşmam. Ben Arapça bilirim" derseniz, sizi o sofraya oturtmazlar.
    Ama anlaşıldığı kadarıyla bu olan biteni kendilerine dert eden de pek yok. Usulden olsun diyerek Sarkozy'ye atıp tutanların gönlü zaten AB'de değil, Doğu'muzdaki Müslüman ülkelerde.
    Bu durumda "Elveda Avrupa... Selamünaleyküm karanlık dünya!"
    guras@milliyet.com.tr
    Bu mesaj " 15.12.2007 " saat 15:37 itibariyle Zeki Akcabey tarafından düzenlenmiştir...
    Fikrinde samimiysen acik adinla ve acik alninla belirt, yoksa sükut et.

+ Konuyu Yanıtla

Aktif üyeler

Aktif üyeler

Aktif üyeler: 1 (Kayıtlı üye: 0, Misafir: 1)

     

Benzer Konular

  1. dünyanın EN ZOR oyunu!!!!!(gerçekten)
    Gönderen Siirlerin Efendisi Bölüm Tavsiye ettiginiz siteler
    Yanıtlar: 5
    Son Mesaj: 02.06.2008, 15:26
  2. Kürtler gercekten kim ?
    Gönderen Zeki Akcabey Bölüm Tarih
    Yanıtlar: 0
    Son Mesaj: 15.02.2008, 17:47
  3. Gerçekten hazır mısınız?
    Gönderen TAMER Bölüm Serbest kürsü
    Yanıtlar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2007, 23:09
  4. Batiyi anlayamamanin sacma sonuclari
    Gönderen Zeki Akcabey Bölüm Haberler
    Yanıtlar: 0
    Son Mesaj: 14.08.2007, 05:54
  5. Bu Resimler Gerçekten Komik!!!!
    Gönderen TAMER Bölüm Komik Şeyler/Fıkralar
    Yanıtlar: 0
    Son Mesaj: 30.07.2007, 22:22

Yetkileriniz

  • Sizin Yetkiniz yok, Yeni konu açmaya.
  • Sizin Yetkiniz yok, Mesajlara cevap yazmaya.
  • Sizin Yetkiniz yok, Eklenti yüklemeye.
  • Sizin Yetkiniz yok, Mesajlarınızı düzenlemeye.