Tüm Versiyonu Göster : En başarısız öğrenciler düz lisede
Türkiye'nin, 2004 yılında, öğrencilerin belli alandaki başarılarını ölçmeyi amaçlayan PISA programına dahil edildiğini hatırlatan Çelik, “Birileri bizi teşvik ettiği için değil, biz, bir dış denetim mekanizması olarak, birileri aynaya yüzümüzü tutsun diye yılda 400 bin dolar veriyoruz. 2004 yılında yapılan sınavda Türkiye, OECD ülkeleri arasında sonlarda gelmektedir. Zaten başka bir sonuç beklemiyorduk. Müfredat değişikliğinin haklı bir zemine oturduğunu da bu gösteriyor” dedi.
Çelik, PISA'da sorulan soruların dayandığı mantığın, Türkiye'de uygulanan müfredatla taban tabana çeliştiğini belirterek, şöyle devam etti:
“PISA'da, Türkiye'nin sonlarda gelmesinin sebebini sizlerle paylaşmak istiyorum. PISA sınavı ilköğretim 8. ve ortaöğretim 9. sınıflara uygulanır. Özellikle öğrenci seçilirken genel liselerden 71, Anadolu liselerinden 17 öğrenci alınmış.
Elenmiş olan öğrencilerimiz genel liseye gidiyor. Dolayısıyla en başarısız öğrenciler genel liseye gidiyor. Çoğunlukla öğrenciler buradan seçildiği için Türkiye'nin çok başarılı görünmesi mümkün değil. Ben 2006 PISA programından da ekstra bir başarı beklemiyorum. Ne zaman başarı bekleyeceğiz? Müfredatımız tam devreye girdikten sonra.”
Bakan Çelik, başarısız öğrencilerden yola çıkılarak, eğitim sisteminin battığını söylemenin Türkiye'nin gösterdiği performansa haksızlık olacağını belirtti.
Merkezi sistem sınavına da değinen Çelik, bu sınavla yazılı sınav yapılamayacağını, Seviye Belirleme Sınavlarının (SBS) müfredata uygun yapılacağının altını çizdi.
Ülkemizde ciddi bir eğitim problemi var, bir an önce önlem alınmalı.. Yoksa şimdi buluna durumdan kurtulamayız. İçinde
bulunduğumuz ortam ne şuanda? Başarısız düz liseler, meslek liselerine uygulanan katsayı uygulamasını ister istemez bu okullardaki
öğrencilerin başarısını etkiliyo, bu liselerden Üniversiteye giden öğrenciler, burdan da başarısız bir şekilde mezun oluyorlar,
sonuç olarak buda iş bilmeyen üniversitelilerin sayısını arttırıyo, buda sanayi'e, üretime etki yapıyo, şuan işverenlerin en çok yakındığı şey kalifiye eleman bulma sıkıntısı.. bende bunu bizzat yaşıyorum...
ess.musti
29.11.2007, 10:54
Evet Tamerim bu ülkede Meslek lisesi mezunu olmak 2.sınıf insan olmak gibi bir şey....
yani sen çekirdekten yetişiyorsun işe hazır hale geliyorsun ama sana diyorlarki hop orda kal....
sen anca işçi olarak kalabilirsin yukarı çıkış yok...
e tamam işçi olarak kal bu seferde iş yok .okuldan yeni çıkmış adamdan kalkıp tecrübe isitiyorlar birde...
sen bu adama iş vermezsen piyasada kalifiye eleman nerden bulacaksın. bu adam kendi kendine nasıl tecrübe sahibi olacak....
şimdi piyasada yetişmiş eleman sıkıntısı var işte ...niye vatandaş çocuğunu meslek lisesine göndermiyor...o kadar sene oku ama ne iş var nede yüksek öğretimde iyi bir eğitime sahip olma imkanı ,okul birincisi dahi olsan meslek liselisin işçi kalmalısın sen üsüt düzey teknik personel olamazsın diyorlar...
senelerdir meslek liselerini özendirmek önündeki kat sayı engelini kaldırmak için uğraşıyorlar ama nedense hiç bir şey değişmiyor....
Merhabalar,
hatırlarsanız ben bu konuyla ilgili 8.11.07 tarihli bir yazı ile değinmiştim.Eğitime bakış OECD 2007 raporu başlıklı konuda azıcık dokundurdum.Maalesef sadece liselerde değil her alanda çöküyoruz.Yalnız şunu da kabullenmeliyiz ki eğitim reformu sanıldığı kadar kolay değildir.Bugünden yarına olacak bir şey değildir.Ayrıca bugün yapılan bir değişikliğin sonucunu en erken 5 yıl sonra alırsınız.
İkinci konu ise bu yapılan PİSA araştırmasını şahsi kanaatim olarak çok sağlıklı bulmuyorum.Finlandiya'da çocuk 5 yaşında, Almanya'da 6 ve Türkiye'de 7 yaşında okula başlıyor.Okul türleri çok farklı.Sağlıklı bir araştırma yapılabilmesi için bence teste tabi tutulan seviye gruplarını iyi belirlemeli.Bu araştırma yaş gruplarına göre yapıldı ise o zaman 1.sınıftaki öğrenciyi baz alacak olursak Finlandiyadakiler çok şanslı ve avantajlı.Nitekim sonuçlarda bunu gösteriyor.Okul öncesi eğitim %99 olan bir ülkede başka bir sonuç bekleyemezsiniz.
Liselerde ise aynı durum söz konusu.Bizde liselerde İlköğretimden sonra bir ayrıştırmaya gidildiği için ve mantık olarak hiç değilse liseyi bari bitir mantığı çok yaygın olduğu için bu sonuç çok normaldir.Diğer ülkelerde düz liselerin amacı üniversiteye öğrenci yetiştirmektir, bizdeki gibi sıradan değildir.Özellikle Avrupa ülkelerin birinde liseden mezun olmuş biri en az iki yabancı dili çok iyi öğrenerek mezun olur.Bizde ise bırakın ikiyi bir yabancı dili bile doğru düzgün konuşamaz düz lise mezunlarımız.
Selamlar
Önder
Önder abi bırak lise mezunlarını Türkiyede üniversite mezunları bile konuşamıyo bir tane yabancı dili..
Tamer abi :icon_biggrin: bırak yabancı dili üniversite mezunu kendi dilini konuşamıyor daha yabancı dilde neymiş :icon_cool::smile::icon_biggrin:
Her ikinizde haklısınız.
Uzmanların yabancı dil konusunda şu tespitine dikkatinizi çekeyim.
Bir yabancı dili ancak ana diliniz kadar iyi öğrenebilirsiniz.Burdan şu sonucu çıkarabilir miyiz?
Şayet bizler yabancı dili iyi öğrenemiyorsak bu demektir ki ana dilimizide iyi kullanamıyoruz, dolayısıyla bilmiyoruz.
Sevgi ve saygılarımla.
katılıyorum,
ana dilini bilmeyen öğrencilerin yabancı dil dersleride kötü oluyo öğrenci olarak tespitimdir.
vBulletin versiyon4.0.6, Tasarım-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.